Haberler

İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin Kuruluşunun 30. yılı münasebetiyle Mühendislik Fakültesi ve Malatya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından "Kariyer Günleri-3" etkinliği gerçekleştirildi.


Mühendislik Fakültesi Konferans salonunda düzenlenen etkinliğe, Malatya Valisi Ali Kaban, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Arapgir Kaymakamı Salih Sak, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Şerafettin Yılmaz, Arapgir Belediyesi Başkanı Haluk Cömertoğlu, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Vahap Toman, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. A. Adnan Hayaloğlu, Mühendislik Fakültesinin 18 Haziran 1987 tarihinde kurulduğunu ve ilk olarak Kimya Mühendisliği Bölümünün 1988 yılında öğrenci alıp eğitim öğretime başladığını söyledi.


Hayaloğlu, bugüne kadar on bölüm açıldığını ve aktif olarak sekiz bölümde 3 bin 800 lisans öğrencisiyle öğrenime devam etmekte olduklarının belirterek, "Fakültemizde 100’den fazla akademisyen görev yapmakta. İdari ve destek personel ile toplamda yaklaşık 140 personelle hizmet vermekteyiz. Ben de bu okulun öğrencisiyim ve bundan çok gurur duyuyorum. 1995 yılında Gıda Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Şimdi aynı okulda akademisyen ve yönetici olarak görev yapmanın mutluluğunu yaşıyorum" şeklinde konuştu.


Bilimin itibar gördüğü sürece büyüyüp geliştiğini ifade eden Hayaloğlu, şöyle konuştu:


"Bilim itibar görmediği yerden göçer gider. Biz bilimden güç alıyoruz ve sırtımızı akla, bilime ve teknolojiye yaslıyoruz. Kendimizi güncellemek ve hep güncel tutmak zorundayız. Teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten insanlar olmak ve öğrencilerimizi bu yönde yetiştirmek zorundayız. Bu bilinçle, geçtiğimiz yıl fakültemizde bilim kurulunu kurduk. Amacımız bilimi öncelemek, birlikte çalışmak, daha çok üretmek, ürettiğimizi insanlığın yararına sunmaktır. 2017 yılının fakültemizin kuruluşunun 30. yılı olması münasebetiyle, '30.  Yılda 30 Bilimsel Etkinlik' projesini bilim kurulumuzla başlattık. Konferans, sempozyum, çalıştay, söyleşi derken, 30 bilimsel faaliyet aşıldı ve bugün 36'ncısı için bu salondayız. Fakültemizde ilk kez gerçekleştirilen kuruluş yılı etkinliğinin, bundan sonra geleneksel hale geleceğini umuyorum."


Hayaloğlu, bilim ve teknoloji üretmeyi asli görevleri saydıklarını dile getirerek, "İşte bu asli görevi icra ederek, geçtiğimiz yıl akademik teşvik uygulamasından 100 tam puan alan değerli akademisyenlerimizi motive etmeyi, meslekte 30 yılını doldurmuş hocalarımıza yönetim olarak saygımızı ifade etmeyi görev addediyoruz. Kendilerine teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz. Çalışmalarının ve hizmetlerinin kıymetli olduğunu, kendilerine her zaman destek olacağımızı bilmelerini istiyoruz. Ayrıca, şanlı Türk bayrağımızın 30 metre yükseklikte fakültemiz bahçesinde dalgalanmasına maddi destek sağlayan kurum ve kuruluşlara, fakültemiz yönetimi, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz adına teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki genç arkadaşlarım ve öğrencilerimiz bilime, milli ve manevi değerlere, bayrağımıza her zaman daha çok sahip çıkacaklardır" şeklinde konuştu.


Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay da Mühendislik Fakültesinin çok önemli aşamalar kat ettiğini belirterek, şunları kaydetti:


"Mühendislik Fakültemiz 1987'de kurulmuştur. Üniversitemizin de 42. yılını tamamladık. 1987'de Mühendislik ve Tıp Fakültelerimiz kuruldu. Tıp Fakültemiz Türkiye’de çok önemli bir yere geldi. Mühendislik Fakültemizin bazı bölümleri çok önemli aşamalar kaydetti. Bazı bölümler daha genç ama Mühendislik Fakültemizin bugün geldiği nokta çok önemli bir noktadır. Ama üniversitemiz ve Malatya’mız için yeterli değildir. Bundan çok daha öteye fakültemizi götürmemiz gerekiyor. Çok kıymetli hocalarımız var. Bugün meslekte 30. yılını tamamlamış hocalarımıza fakültenin plaket takdimine ev sahipliği yapıyoruz. Ben bu 30. yılını tamamlamış duayen hocalarımızdan başlamak üzere Mühendislik Fakültemizin tüm hocalarına, tüm akademik personeline ve idari personeline teşekkür ediyorum. 3 bin 800 öğrencimiz heyecanla çalışma, bilim, eğitim öğretim aşkıyla her gün geliyorlar. Mühendislik fakültemizde çok aktif öğrenci topluluklarımız var. Teknokentte bazı hocalarımızın şirketleri var. Onu yeterli bulmuyorum ama hem sayı hem üniversite sanayi iş birliği bakımından çok daha etkin, çok daha güçlü bir Mühendislik Fakültesi olmanın bir çabası içindeyiz."


"Genç Girişimci Merkezini Açacağız"


Geçen hafta Mühendislik Fakültesi bölümlerini ziyaret ettiğini anımsatan Rektör Kızılay, şöyle konuştu:


"Hocalarımızla bir araya geldim. Hocalarımızı dinledim. Bilimsel çalışmalarına bildiğim tarzda vakıf oldum. Önümüzdeki haftada hocalarımızın taleplerini, isteklerini masaya yatıracağız. 2018'de planlamamızı yapacağız. Mühendislik Fakültesi bu manada 2018'de bir atılım yılı olarak 2018'i değerlendirecek. Bende fakültemize her desteği rektör olarak vereceğim. Hem üniversitemize, öğrencilerimize eğitim-öğretim, hem bilimsel çalışmalara çok daha etkin üretken bir fakülteyle 2018'i hedefliyoruz. Hem de başta bir Teknokent platformumuz olmak üzere üniversite-sanayi işbirliği açısından çok önemli bir çalışmayı işbirliğini şehrimize taşıyacağımıza inanıyorum. Son olarak genç girişimci merkezi açacağımızı müjdelemek istiyorum. Sayın valimizle en kısa zamanda bir protokol imzalayacağız. Kalkınma bakanlığımızın üniversitemizde ortak bir projesi. İnönü Üniversitesi, Fırat Kalkınma Ajansı, Kalkınma Bakanlığı ortak bir proje yaptık. Genç girişimci projesi. Bu projenin bilgeler yolu üzerinde bir merkezi olacak. Diğeri de Teknokentte merkezimiz olacak. Bunun da çalışmalarına başladık, en kısa sürede gençlerimize orada girişimci ruhunu vermeye çalışacağız. Bu 30. yıla gelen fakültemizin, 42. yılını dolduran üniversitemizin, nice yüzyılları aşıp eğitim-öğretimde, bilimde, hizmette, şehrimiz başta olmak üzere ülkemize insanlığa çok güzel hizmetler, başarılar getirmesini, geleceğin bu günden daha parlak olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum."


Vali Ali Kaban ise Mühendislik Fakültesinin çalışmalarını değerlendirerek, şunları söyledi:


"Mühendislik Fakültesinin, özellikle katma değerli üretilecek anlamda kayısı ürünleri ve Arapgir’imizin reyhanı konusunda yapılan değerli çalışmalarını tanıma fırsatı buldum. Tabi bu çalışmalar sırasında gerçekten büyük gayret sarf eden gerek ilimizin gerekse ülkemizin kalkınması hususunda daha çok gelir elde edip insanımızın daha rahat yaşaması hususunda yapılan bu önemli çalışmalarda başta dekanımız olmak üzere ve katkı veren bütün bilim insanlarımızı da buradan saygıyla selamlamak istiyorum."


İnsanların ihtiyaçlarının hiçbir zaman aynı yerde kalmadığını ifade eden Vali Kaban, "İnsanoğlu sürekli değişerek, dönüşerek ilerlerken bu geçirdiği devridaim sırasında mutlaka bu ihtiyaçların verdiği şekil ile bir kısım meslekler öne çıkıyor. Bir kısım meslekler ise kayboluyor. Zonguldak’ta kömür madeninin ve Türkiye’de kömürcülüğün merkezi olarak maden mühendisliğinin kapanma aşamasına geldiğini gördüm. İlk duyduğumda şaşırmıştım. Tabi bunu belirleyen sosyoekonomik birçok değişken var. Tarihin gelişimi içerisinde felsefenin dönüşerek, ayrışarak yeni şekiller alması sırasında nasıl bir tarafta sosyal bilim olarak felsefeden, sosyoloji, psikoloji, antropoloji gibi birçok sosyal bilim dalı ayrıldıysa yine felsefeden eski adıyla simya sonraki adıyla kimya, fizik gibi yeni branşlarda ayrıldı. Ben işin sosyal bilimler kısmını biliyorum, ilgi alanım o tarafta ama bildiğim kabaca bir şey var belki genel hatlarıyla bu gün insanlık şu geldiği noktaya gelebildiyse bu yaşam biçimlerini, bu üretim düzeylerini, bu tarzları yakalayabildiyse bunun arkasındaki en güçlü, en büyük etken mühendisliğin rolüdür. Mühendislikten önce her şeyin bir anlamda dünyanın değişik elle dokunulabilen anlamında fiziğe dair hususlardaki değişik hususlarının mistik ifadelerle değişik yorumlara efsanelere ve bu tarz yorumlarla geçiştirildiği bir döneme göre ciddi manada ilerleme ancak ölçmenin, hesap etmenin gelişmesiyle olmuştur. Bu dönüşüm sağlanırken o kadar çok sorunda çıkıyor ki insanların alışmış oldukları kültür anlamında geçmişten, büyüklerinden getirdikleri bütün görgülerde bu yeni şekillerle değişiyor. Bundan çok değil yirmi yıl önce cep telefonu diye bir aygıtın olmadığı bir internet hadisesinin olmadığı bir dönemde sosyal medya diye bir kavram yoktu. İletişimin bu tarzda gelişebileceğine dair sadece bilim kurgunun bize anlattıklarını seyrettik. Ama bugün bunu yaşıyoruz. Dolayısıyla mühendislik bir taraftan kendi geleceğini ve mühendisin yeniçağda alacağı şekli tartışırken bu durumların bu oluşacak yeni vasatın insan psikolojisi, insan sosyolojisi üzerine olan etkilerinin de sosyal bilimin diğer alanlarıyla ortaklaşa tekrar gün geçmeden tartışmaya açılması lazım. Bunların hepsi siz bilim insanlarının ve şu anda belki ileride bilim insanı olacak birçok genç öğrencimizin gündeminde sürekli tartışılacak ve bir noktaya götürülecek hususlar."


Konuşmaların ardından Prof. Dr. Yunus Ali Çengel,  "Geleceğin Mühendisi ve İnovasyon" başlıklı sunumunu yaptı.


Çengel, "2009 yılında Malatya'ya gelmiştim. O zaman burası inşaat halindeydi hatta çamurluydu ve yağmurlu bir gündü, gayet iyi hatırlıyorum. O zaman inşaatları gezmiştim. Bugün maşallah çok güzel, nezih bir kampüs olmuş. Tabi insan son derece mutlu oluyor. Hani kaba inşaatlardan böyle güzel bir yere geldiler. Bu yüzden bu davet için teşekkür ederim. Bugün konumuz geleceğin mühendisi ama sayın valimizin dediği gibi bu aynı zamanda mühendisliğin geleceği. Mühendisliğin geleceği olan diğer şeyde inövasyon. Yani inovasyon olmasa zaten başka bir şeye gerek kalmayacaktı" dedi.


Mühendisliğin günümüzde üniversitede bir öncelik haline geldiğini ifade eden Çengel, "Bu demektir ki üniversitelerin kaymakları epey bir mühendisliğe gelecek. Bu da aynı zamanda demektir ki mühendislik öğretim üyeleri ve yönetim bu baskıyı hissedip çok daya iyi bir yere gelmenin gayreti içinde olacaklar. Çünkü hiçbir yatırım karşılıksız olmaz, sonunda bunun hesabı sorulur. O zaman bu şu demektir. Ben bir daha Malatya’ya geldiğim zaman mühendislik fakültesi çok daha iyi bir yerde olacak. İnşallah o günleri de beraberce kutlarız" şeklinde konuştu.


Sunumun ardından Prof. Dr. Yunus Ali Çengel, İŞKUR Müdürü Vahap Toman ve Meslekte 30. yılını dolduran Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyelerine Vali Kaban ve Rektör Kızılay tarafından plaket takdim edildi.


Plaket takdiminin akabinde Mühendislik Fakültesinin kuruluşunun 30. Yılı nedeniyle kurum ve kuruluşların yardımıyla kampüste yapılan 30 metrelik bayrak direği törenle açıldı.


İstiklal Marşı okunarak bayrak göndere çekildi.


Haber: Ülkü ÖZER-Hüseyin YILDIZ-Emine TUNÇ


Kimya Mühendisliği Bölümü,  29 Ocak 2015 tarihinde akreditasyon için MÜDEK'e (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) başvuruda bulunması üzerine MÜDEK Değerlendirme Takımı, 21-23 ġubat 2016 tarihleri arasında Üniversitemize gelerek, bölümde akreditasyon genel değerlendirmede bulunmuştur.

İlk genel değerlendirme sonrasında MÜDEK tarafından Kimya Mühendisliği lisans programına 01 Mayıs 2016 tarihinden 30 Eylül 2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere 2 yıl süreli akreditasyon verilmiştir.

17 – 19 Aralık 2017 tarihleri arasında MÜDEK, Kimya Mühendisliği Bölümü’ne ara ziyarette bulunmuştur.


Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Sayın Prof. Dr. Sezai Yılmaz Mühendislik Fakültesinde; organ nakli, Karaciğer Nakli Enstitüsünün kuruluşu ve performansı ile ilgili konferans verdi. 

Mühendislik Fakültesi Bilim Kurulunun "Kariyer Günleri" kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe Biyomedikal, Elektrik-Elektronik ve Makine Mühendisliği öğrencileri ile akademisyenler katıldı. Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. Ömer Faruk Özgüven'nin selamlama konuşmasının ardından Prof.Dr. Sezai Yılmaz organ naklinin tarihsel gelişimi ile konferansına başladı.Türkiye'de ve dünyada organ nakli ve karaciğer nakli konusundaki gelişmeler hakkında bilgiler veren Prof. Yılmaz, medikal cihaz ve aparatların yerli üretiminin gerçekleştirilmesinin ülke ekonomisi ve kalkınması için en az yerli araç üretimi kadar önemli olduğun belirtti. 

Prof.Dr. Sezai Yılmaz, Nobel Ödüllü Aziz Sancar'ın çalışmanın ve emeğin önünde hiçbir engelin duramayacağını vurguladı ve gençlere çok çalışmaları gerektiğini, bir alanda uzmanlaşmalarını ve o alanda derinlemesine çalımalarını önerdi.  Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof.Dr. A. Adnan Hayaloğlu, Prof.Dr. Sezai Yılmaz'a YÖK Başkanı Prof.Dr. Yekta Saraç tarafından kaleme alınan ve TÜBA tarafından yayınlanan üç ciltlik "Osmanlı Müellifleri" adlı eseri takdim etti. 


Mühendislik Fakültesi Basketbol Takımı, fakülte logolu warm-up eşofmanlarını giydi.

Kaptanspor sponsorloğunda formalarla sahaya çıkacak olan basketbol takımı, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. A. Adnan HAYALOĞLU'na şampiyonluk sözü verdi.

Prof. Dr. HAYALOĞLU, takıma her türlü desteği vereceklerini belirterek takımı tebrik etti.

Mühendislik Fakültesi Basketbol Takımı'na şampiyonalarda başarılar dileriz.


@2018 Mühendislik