Geçmişten Günümüze Malatyalı İlim ve Fikir İnsanları Sempozyumu

Bilim · 17 Kasım 2017 · 0

"Geçmişten Günümüze Malatyalı İlim ve Fikir İnsanları" Sempozyumu

İnönü Üniversitesi ile Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen "Geçmişten Günümüze Malatyalı Fikir ve İlim İnsanları" sempozyumu başladı.


Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen sempozyumun açılış törenine, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şefik Şengün, Bulgaristan Müslümanları Yüksek İslam Şurası Başkanı Vedat Ahmet, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek, Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Turan, Genel Sekreter Yardımcısı Ertan Mumcu, Malatya Müftüsü Ümit Çimen, Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, İnönü Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Hakan Erkuş, Sempozyum Başkanı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sempozyumun açılış konuşmasını yapan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Karaman, İnönü Üniversitesi ile Malatya Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa çok verimli bir sempozyum düzenlediğini söyledi.


Karaman, sempozyumun bir yıllık geçmişi olduğunu belirterek, "İlim ve Kültür, ilim ve sanat bir anlamda o şehrin, o beldenin kimliğidir. Zengin tarihimize baktığımızda Hazreti Muhammed o günün şartlarında belki son derece mahrum ve cehaletin ön plana çıktığı bir coğrafyada dünyaya geldi. Medine’ye hicret ettikten sonra bir anlamda İslam medeniyetinin, İslam'ın getirmiş olduğu barış ve huzurun temelini de burada atmaya başladı. Daha sonra Medine'de yetişen ilim insanlarına ehli hadis denildi. Sırasını İslam tarihinin izini takip ettiğimizde Bağdat ve çevresinde yetişenlere de ehli rey denildi. Yani akıl, iştahadı ön planda tutan ilmi ekol anlamına ehli rey denildi. Biraz daha doğu coğrafyaya gelindiğinde Maveraünnehir ötesindeki hareketliliğe de tefekkür ve tasavvuf ön plana çıktı. Bu tasavvuf ve tefekkür bir anlamda Anadolu ve Balkanlarla bütünleşerek gerçekten zengin bir İslam medeniyeti ortaya çıkmış oldu" şeklinde konuştu.


"Malatya Birçok İlim İnsanı Yetiştiren Zengin Bir Mirasa Sahip"


Malatya'nın hem antik çağlarda hem Selçuklu hem Osmanlı hem de Cumhuriyet döneminde bulunduğu konum itibariyle birçok ilim, fikir ve sanat insanının yetiştiği bir merkez olduğunu kaydeden Karaman, "Sadece coğrafi olarak bir kavşak noktası değil aynı zamanda tarihi süreç içerisinde Malatya merkez ve ilçeleriyle birlikte birçok ilim insanını yetiştiren zengin bir mirasa ve geçmişe sahiptir" dedi.


Karaman, Malatya'da 60 bilim insanının gündeme geldiğini dile getirerek, "Yaklaşık 110 araştırmacı tebliğ sunmak üzere sempozyuma başvuruda bulundu. Ancak bazı tebliğlerin aynı alanda olması tekrara düşmemek adına bir miktarı ayıklandı ve bu gün huzurunuzda dinleyebileceğimiz 85 tebliğimiz bulunmaktadır. İnşallah bu tebliğ sahiplerimiz bu gün ve yarın araştırmalarını bizimle paylaşacakladır" ifadelerini kullandı.


Bulgaristan Müslümanları Yüksek İslam Şurası Başkanı Dr. Vedat Ahmet de sempozyum nedeniyle zengin bir kültüre sahip olan Malatya'da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


"Yaşanan Tüm Olumsuzluklara Rağmen Bulgaristan'daki Varlığımızı Koruyabilmişiz"


Ahmet, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, şöyle konuştu:


"Bizler belki mesafe olarak birbirimize uzak yerlerde yaşıyoruz. Aslında çok da uzak değil bin 500 kilometre. Ama gönüllerimiz, inançlarımız aynı duygularla dolu, kalplerimiz aynı şehadetle atıyor. Dilimiz, kültürümüz, yolumuz aynı. O yüzden her ne kadar zaman zaman sınırlar ortaya konmuş olsa da bizler tarih boyunca yaklaşık bin yıldan beri aynı havayı soluyor, aynı duyguları paylaşıyoruz. Bulgaristan'da yaklaşık bir buçuk milyon Müslüman kardeşimiz yaşıyor. Bu Müslümanlar yaklaşık bin yıldan beri, hatta bilirsiniz Bulgaristan toprakları Malatya'dan çok daha önce Osmanlı toprakların dahil olmuştur. O yüzden Bulgaristan'daki Müslüman kardeşlerimiz bu kadar zamandır varlıklarını, kimliklerini korumuşlar, büyük zorluklarla karşı karşıya kalmak suretiyle bunu gerçekleştirmişlerdir. Tabi bu zorlukların sonucunda elde edilen bazı değerler vardır ve bizleri biz yapan bu değerlerdir. Her şeye rağmen, yaşanılan asimilasyon politikalarına rağmen, yaşatılan göçlere rağmen ki Bulgaristan'dan yaklaşık 130 yıldan beri bir milyonun üzerinde Müslüman Türk Türkiye topraklarına göç etmiştir. Buna rağmen biz varlığımızı koruyabilmişiz. Korumaya da devam edeceğiz. Tabi bu kolay olmuyor, kolay da olmayacak. Çünkü zaman farklı şartlar farklı ama bizim tarihi kökenlerimiz bağlı olduğumuz değerler bize bu enerjiyi koruma gücünü vermekte. İnşallah bizler bunu günden güne geliştirmek suretiyle daha verimli, daha sonuca giden çalışmalarla gerçekleştireceğiz."


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay da Malatya'nın yaklaşık 8 bin yıllık geçmişiyle Anadolu'nun kadim şehirlerinden birisi olduğunu söyledi.


Rektör Kızılay, Malatya'nın tarihin ilk çağlarından itibaren birçok medeniyete beşiklik etmiş önemli bir kültür merkezi olduğunu ifade ederek, "Bu topraklar üzerinde kurulan her medeniyet, kadim şehrimize zengin izler bırakmıştır. Malatya, sahip olduğu coğrafi konumdan dolayı farklı kültürlerin kesiştiği bir kavşak noktasıdır. Kültürlerin sentezi ile bugüne ulaşan Malatya’mız, yetiştirdiği fikir, sanat ve ilim erbabı şahsiyetle ülkemizin ve dünyanın önemli uygarlık merkezlerinden biri olmuştur" şeklinde konuştu.


"Malatya’da Fikir ve Sanatla İştigal Etmek Bir Gelenektir"


Milletin öncü kuvvetlerinin sanatkârları, ilim ve fikir insanları olduğunu kaydeden Rektör Kızılay, şöyle konuştu:


"Bir millet, sahip olduğu ilim ve fikir erbabı insanlar ölçüsünde değer kazanır. 'Şerefü’l mekân, bil mekîn' diye çok güzel bir kelam-ı kibar vardır. Yani mekan, içinde bulunanlarla şeref kazanır. Bir topluluğu, o topluluğun yaşadığı mekanı şereflendiren de sanatıyla, ürettiği fikriyle, ilmiyle önder olan seçkin insanlardır. İlim, irfan, tarih ve kültür şehri olan Malatya’da fikir ve sanatla iştigal etmek bir gelenektir. Niyazi-i Mısrî Malatya’dan bahsettiği 'Aspuzu' adlı gazelinde, 'ehl-i pür-akl ü zekâ vü ma’rifet/Mahzen-i ehl-i ulûm-i kâmilandır Aspuzu' der. Yani Malatya’yı 'akıl, zeka ve marifetle dolu; kâmillerin ve ilim ehli kişilerin yaşadığı şehir' olarak anlatır. Gerçekte de durum böyledir. Üstelik bu şahsiyetler sadece doğdukları şehirde değil, dünya genelinde bir üne sahip olmuşlardır. Malatya’mız Sadreddin Konevi’den Niyazi-i Mısrî’ye, Mor Rabo’dan Ebü'l Ferec’e, Fethi Gemuhluoğlu’ndan Şemsi Belli’ye, Asım Orhan Barut’tan Mustafa İnan’a kadar çok sayıda mütefekkir, mutasavvıf, sanatçı, edebiyatçı, tarihçi ve bilim insanı yetiştirmiştir."


Rektör Kızılay, medeniyetin ölçüsünün sadece teknoloji ve imar faaliyetleri olmadığını altını çizerek, "Teknoloji de imar da satın alınabilir ancak esas olan üretmektir. Medeniyet; fikir, sanat ve bilim üreten insanlarla kurulur. Bu vesileyle fikir, sanat ve bilim insanlarımızın yeniden anlatılmasına ve genç nesillere tanıtılmasına ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.


"Bizler Şanslı Bir Coğrafyanın Evlatlarıyız"


Sempozyum programının çok yönlü bir program olarak hazırlandığını belirten Rektör Kızılay, konuşmasına şöyle devam etti:


"Program boyunca edebiyattan tıbba, arkeolojiden tarihe, felsefeden ilahiyata kadar farklı bilim alanlarına hizmet eden Malatyalı bilim insanlarımız tanıtılacak. Bunların dışında Malatyalı fikir ve sanat erbabı insanların, tarih boyunca Malatya’da kurulmuş özgün eğitim kurumlarının, Malatya’ya özgü ilim ve fikir hareketlerinin anlatıldığı bildirileriler de sunulacaktır. Coğrafya kaderdir, der İbn-i Haldun. Bazı coğrafyalar insanların hayatını kolaylaştırır, bazıları da zorlaştırır. Ne mutlu ki, bizler şanslı bir coğrafyanın evlatlarıyız. Çünkü Malatya’mız her dönem sanatın, ilmin ve fikrin üretildiği bir aksiyon şehri olmuştur. Şehrimizin bu güzel kaderini yeniden canlandırmamız gerekiyor. Umarım program boyunca sunulan her bildiri bu konuda ilham verici olur. Bu vesileyle sempozyum programımıza bildirileri ile katılan tüm katılımcılarımıza, programı takip eden bilim, fikir ve sanat sevdalısı tüm konuklarımıza teşekkürlerimi sunuyor, verimli ve doyurucu bir program olmasını diliyorum."


Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şefik Şengün ise Malatya'nın tarihi süreçte içinde yaşamış olan ilim, sanat ve fikir adamlarıyla onların geriye bıraktığı eserler ve şehre yansıtmalarıyla medeniyetin örnek şehirlerinden birisi haline geldiğini ifade etti.


Şengün, Malatya'nın geçmişten günümüze kadar ilim, sanat, bilim ve siyaset alanında çok sayıda önemli isim yetiştirdiğine değinerek, "Bunların en iyi örnekleri Cumhurbaşkanlığı yapmış olan İsmet İnönü ve Turgut Özal'dır. Tabi ki yakın zamanda çok sayıda bakan çıkarmış bir şehiriz. Bu kadar ilim, siyaset ve sanat adamı yetiştiren şehir çok azdır. Bizde bu şehri tanıtmak için bu tarz toplantıları yapmakla görevli olduğumuzu düşünüyorum" şeklinde konuştu.


19 Kasım'da sona erecek sempozyum düzenlenecek oturumlarla devam edecek.


İNÜHABER MERKEZİ

Etiketler

Künye     ·     İletişim     ·