Gıda Güvenliği

Bilim · 13 Ekim 2017 · 0

TÜBA Gıda Güvenliği Sempozyumu

İnönü Üniversitesinde Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Gıda ve Beslenme ile Kanser Çalışma Grupları tarafından organik ürünler ve sağlık konulu "Gıda Güvenliği" Sempozyumu düzenlendi.


Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen sempozyuma, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, TÜBA Başkanı Ahmet Cevat Acar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nusret Akpolat, TÜBA Asli Üyesi, TÜBA Gıda ve Beslenme Çalışma Grubu Yürütücüsü ve Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Kazım Şahin, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Adnan Hayaloğlu, Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzik Grubu tarafından mini bir müzik dinletisi yapıldı.


Sempozyumun açılış konuşmasını yapan TÜBA Asli Üyesi, TÜBA Gıda ve Beslenme Çalışma Grubu Yürütücüsü ve Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Kazım Şahin, organik tarımın bitkisel, hayvansal ürünlerin yetiştirilmesinde, işlenmesinde hiçbir kimyasal madde ve yapay ürün kullanılmadan, üretimden tüketime kadar her aşamasının kontrollü ve sertifikalı olduğu üretim şekli olduğunu söyledi.


Şahin, sempozyumun amacının Türkiye'de gıda güvenliği kavramıyla ilişkili olarak 'Organik ürün' tanımı hakkında detaylı bilgiler vermek suretiyle, toplumda yerleşmiş yanlış algıların önüne geçerek 'organik ürün' tanımını gerçek anlamda insanların bilgisine sunmak olduğunu belirterek, şöyle konuştu:


"Toplumda geleneksel, konvansiyonel, sürdürülebilir, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım yetiştiriciliğinin farkları tam olarak bilinmemekte ve bundan dolayı da haksız kazançlar elde edilebilmektedir. Bilgi birikimi gerektiren organik tarım yöntemi, geleneksel yöntemlere kıyasla daha çok işgücüne dayalıdır. Asıl amacı ürün kalitesini arttırmaya çalışmak olan organik tarımsal üretimin kesin kuralları ve standartları mevcuttur ve üretimde kullanılacak girdiler sınırlıdır. Organik tarımda, insan sağlığı üzerinde zararlı olacak her türlü maddenin kullanılması yasaklanmaktadır."


Bir ürünün organik olabilmesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifika kuruluşu tarafından gerekli kontrollerinin ve sertifikalandırılmasının yapılandırılmış olması gerektiğini kaydeden Şahin, son yıllarda iç piyasada sıkça kullanılan "doğal ürün, klasik ürün, köy ürünü, naturel ürün" gibi terimlerle adlandırılan ürünler organik ürün olmadığını söyledi.


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay da Türkiye’nin en saygın kurumlarından biri olan Türkiye Bilimler Akademisinin bilimin çatı kuruluşu olarak nitelendirilebilecek önemli bir kurum olduğunu kaydetti.


Türkiye'de ve dünyada büyük saygınlığı olan ve birçok bilim insanının üyesi olma ayrıcalığını yaşadığı TÜBA’nın sempozyum münasebetiyle İnönü Üniversitesine konuk olmasının kendilerini memnun ettiğini ifade eden Rektör Kızılay, "Üniversitemizin dört öğretim üyesinin TÜBA üyesi olması da bizleri ayrıca onurlandırmaktadır. Üye hocalarımızdan biri, Mühendislik Fakültesi dekanlığını yürütmekte, diğer hocamız da üniversite hastanemizin başhekimliği görevini yürütmektedir" dedi.


"TÜBA Ofisimize Süreli Yayınların Gönderilmesi Beni Mutlu Ediyor"


Rektör Kızılay, TÜBA'nın akademik çevrelere tanıtılmasının çok önemli olduğuna değinerek, şöyle konuştu:


"Bu amaçla birkaç ay öncesinde Mühendislik Fakültesi dekanımızın girişimi ve TÜBA Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar’ın destekleriyle TÜBA Malatya Tanıtım Ofisimizi açtık. Bu ofis aracılığıyla TÜBA'yı üniversitemizde tanıtmak, bilim politikalarını anlatmak, süreli yayınlarını ve kitaplarını öğrencilerimizle ve akademisyenlerimizle buluşturmak istedik. TÜBA ofisimize süreli yayınların gönderildiğini öğrenmem beni ziyadesiyle mutlu etti. Bundan dolayı da TÜBA başkanımızın şahsında tüm TÜBA çalışanlarına teşekkür ediyorum."


Organik tarım kavramının son yıllarda oldukça sık duyduklarını belirten Rektör Kızılay, "Bu kavram yeni bir kavram değil. 50-60 yıl önce yapılan tarımsal faaliyetler de aslında organik tarım sayılabilecek faaliyetlerdi. Petrol kaynaklı inorganik gübrelerin ve pestisitlerin yokluğunda, dedelerimizin yapmaya çalıştığı tarımsal üretimin, her ne kadar bugünkü anlamıyla organik tarım olarak tanımlanmasa da organik tarımın temelini oluşturduğunu söylemek pek de yanlış olmaz sanırım. Şimdilerde büyük marketlerin özel reyonlarında, gıda satış ofislerinde, İnternet satış sitelerinde organik tarım ürünlerini, organik gıda adlarını sıkça duyuyoruz. Ancak gündemde olan bu kavram akıllarımıza farklı soruları da getiriyor" ifadelerini kullandı.


TÜBA Başkanı Ahmet Cevat Acar ise İnönü Üniversitesi bünyesinde kurulan TÜBA Malatya Şubesinin Türkiye'de ilk defa bir üniversite bünyesinde kurulmuş olan TÜBA şubesi olduğunu söyledi.


"Teknolojiyi ve Yenilikleri Kullanan Değil Üreten Üniversiteler Olmalıyız"


İnönü Üniversitesinin sağlık alanında çok önemli bir üniversite olduğunu kaydeden Acar, "Sağlık alanında dünya ve Avrupa çapında bir potansiyele sahip" dedi.


Acar, bilim temelli faaliyetler oluşturmak için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Teknolojiyi ve yenilikleri kullanan değil üreten üniversiteler olmalıyız. Türkiye eğitim konusunda belli bir seviyeye geldi. Eğitime ve bilime gerekli önemi ivedilikle herkes ve her kurum vermek durumunda. Ancak bu sayede ulusal milli hedeflerimize ulaşabiliriz. Bu konuda biz üzerimize düşen her şeyi yapacağız ve herkesten de destek bekliyoruz" diye konuştu.


Konuşmaların ardından Rektör Kızılay, TÜBA Başkanı Acar'a porselen tabak, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hayaloğlu ise kayısı hediye etti.


TÜBA Başkanı Acar da Rektör Kızılay'a plaket takdim etti.


Rektör Kızılay, TÜBA Başkanı Acar ve beraberindekiler daha sonra Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakil Enstitüsünü ziyaret etti.


Enstitünün çalışmaları hakkında bilgi veren Enstitü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, 1998 yılında ilk adımını attıkları karaciğer naklinde ilk faaliyetlerini 2002 yılında yaptıklarını söyledi.


Yılmaz, Türkiye'de organ bağışının az olmasından dolayı canlıdan canlıya nakil yapmaya karar verdiklerini belirterek, "2007 yılında canlıdan canlıya nakil yapmaya başladık. 2008 yılında 108 karaciğer nakli yapmayı başardık. Bütün rektörlerimiz bize her türlü desteği verdi. Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Kızılay da desteği arttırarak devam ettirdi" diye konuştu.


"Dünyada Beş Karaciğer Naklini Aynı Anda Yapan Tek Merkeze Sahibiz"


2011 yılında Karaciğer Nakli Enstitüsünü kurduklarını anımsatan Yılmaz, "Aynı yıl karaciğer naklini 200'ün üzerine çıkardık. Bu yılki hedefimiz 250'nin üzerinde karaciğer nakli yapmaktır. Yurtdışından bize gelen hasta sayısı oranı yüzde 13 civarında. Bizim amacımız bu oranı yüzde 20 oranına çekmektir. Pakistanlı hastalar yapılan anlaşmadan sonra bize geliyorlar. Yine Azerbaycan, Türkmenistan, Irak, Kırgızistan, Lübnan, Ürdün ve Mısır gibi ülkelerden bize hastalar geliyor. 2013 yılında Kalkınma Bakanlığının desteğiyle dünyanın en son teknolojisine sahip enstitüsünü açtık. Dünyada beş karaciğer naklinin aynı anda yapıldığı tek merkeziz" şeklinde konuştu.


TÜBA Başkanı Acar da karaciğer nakil enstitüsünün başarılarından dolayı Rektör Kızılay ve Enstitü Müdürü Yılmaz'ı tebrik ederek başarılar diledi.


Rektör Kızılay, TÜBA Başkanı Acar ve beraberindekiler daha sonra enstitüyü gezerek Pakistan'dan gelen karaciğer nakli yapılan 24 yaşındaki Osama Ali'yi ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu.


İNÜHABER MERKEZİ

Etiketler

Künye     ·     İletişim     ·