Kampüs · 11 Ekim 2017 · 0

İnönü Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni

İnönü Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci'nin katılımıyla gerçekleşti.


Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen açılış törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, AK Parti Malatya Milletvekilleri Mustafa Şahin, Nurettin Yaşar, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Malatya Vali Vekili Mehmet Ali Aytaç, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Malatya İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal, Malatya İl Jandarma Komutanı Albay Şerafettin Yılmaz, AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı, ilçe belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluş amirleri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan açılış töreninde İletişim Fakültesi tarafından yapılan İnönü Üniversitesinin tanıtım filmi gösterildi.


Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzik Grubu tarafından verilen mini konserin ardından törenin açılış konuşmasını yapan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, İnönü Üniversitesinin 42. açılış yılını gerçekleştirdiklerini söyledi.


Rektör Kızılay, İnönü Üniversitesinin kuruluşundan bugüne emeği geçen, rektöründen öğretim üyesine, memurundan temizlik işçisine kadar tüm emektar çalışanlara minnetle, ahirete irtihal edenleri rahmetle andığını belirterek, şöyle konuştu:


"Üniversiteler ülkemizin en önemli kurumlarından biridir. Üniversiteler toplumsal gelişimin merkezleridir. İnönü Üniversitesi kurulduğu 1975 yılından beri ortaya koyduğu performans ve başarı grafiğiyle, eğitime ve bilime katkısıyla ülkemizin yüz akı üniversiteleri arasında saygın bir yere sahip olmuştur. Büyük bir onurla üstlendiğim rektörlük görevini başarıyla sürdürme çabamın arkasında İnönü Üniversitesini bir dünya üniversitesi yapma hayali yatmaktadır. Bunu yaparken şehrinden ve kendi toplumundan güç alan, ülke ve milletin değerlerinden ve dertlerinden kopuk olmayan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir üniversitenin öğrencilerine ve ülkesine ancak bu şekilde faydalı olacağına inanıyorum."


Üniversitelerin sadece kendi içinde yeşerttiği bilim evreniyle değil kendi dışındaki alanlarla kurduğu sağlıklı, nitelikli ve kalıcı ilişkileriyle de varlığını güçlendirerek geleceğini garanti altına aldığına değinen Rektör Kızılay, "Temel gayemiz özgür, adaletli, yeniliğe açık, yaratıcı; bireysel, toplumsal ve evrensel değerlere saygılı; yaşadığı çevreye ve topluma duyarlı; özgüveni yüksek, ülkesine hizmet aşkı taşıyan donanımlı gençler yetiştirmektir. Ayrıca üniversiteler toplumların sosyal ve ekonomik refahı için bilgiyi üreten, koruyan ve yayan kurumlar olmak zorundadırlar" ifadelerini kullandı.


Rektör Kızılay, üniversitelerin bilgiyi üretirken hayatla barışık olmaları gerektiğini kaydederek, şunları kaydetti:


"Hayat hızla değişmekte, dünün vazgeçilmez değerleri yerini başka değerlere bırakmaktadır. Zihniyet yapıları alt üst olmakta, hayatın bildik ölçü ve standartları bir bir elimizden kaymaktadır. Gelişmeleri panik halinde takip etmenin bir anlamı yoktur. Değerlerdeki bu değişimi anlayabilmek için hem bu alanlarda elde edilmiş akademik bilgiyi işletmek hem de yeni bilme biçimleriyle temas halinde olmak gereklidir. Akademinin edebiyattan sanata, sosyolojiden ilahiyata hemen her alanda ortaya koyacağı yetkin çalışmalar, ortaya çıkan yeni gelişmeleri anlama ve bu gelişmelerin sonuçlarına hakim olma konusunda bizlere mutlak bir üstünlük kazandıracaktır."

 

"Bilim ve Akademik Zihniyetin Ülkemizde Çok Güçlü Olması Elzemdir"


Türkiye'nin bir ateş çemberinin içerisinde bulunduğunu belirten Rektör Kızılay, "Her geçen gün Türkiye’nin dostlarıyla düşmanları arasındaki tıynet ve mahiyet farkları gün yüzüne çıkmaktadır. En son 15 Temmuz hain darbe girişimiyle ülkemizi alt etmek isteyen yerli ve yabancı istilacıların emellerinde ne kadar müfrit, ne kadar zalim olduklarına milletçe şahit olduk. Uluslararası konjonktür sadece güvenlik politikalarıyla ve askeri disiplinle kontrol edilemez. Bilim ve akademik zihniyetin ülkemizde çok güçlü olması elzemdir" dedi.


Rektör Kızılay, İnönü Üniversitesinin 42. yılında, 7 bin dekarlık merkez kampüsüyle birlikte 11 yerleşkede, 16 fakülte, 1’i devlet konservatuvarı olmak üzere 3 yüksekokul, 11 meslek yüksekokulu, 5 enstitü, 1 teknokent ve 23 araştırma ve uygulama merkeziyle öğrencilere, Malatya'ya ve Türkiye'ye eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, uygulama ve topluma hizmet faaliyetlerini sürdürmeye devam etmekte olduğunu söyledi.


İnönü Üniversitesinin bin 582 akademik, 2 bin 48 idari, sözleşmeli 106, sürekli işçi 67, geçici işçi 23 ve bin 901 şirket personeline sahip olduğunu ifade eden Rektör Kızılay, konuşmasına şöyle devam etti:


"Geçtiğimiz yıl üniversitemizden ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde toplam 6 bin 575 öğrencimizi mezun ettik. Üniversitemize bu yıl ön lisans ve lisans düzeyinde 7 bin 562 öğrenci kaydı gerçekleştirildi. Toplam öğrenci sayımız 46 bini aşmıştır. 4 bin 715 lisansüstü öğrencimiz mevcuttur. 3 bin 576’sı yüksek lisans, bin 139’u da doktora yapmaktadır. Üniversitemizde öğrenim görmek isteyen yabancı uyruklu öğrenci sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Bu yıl itibarıyla üniversitemizde 58 farklı ülkeden bin 246 yabancı uyruklu öğrenci öğrenim görmektedir."


Rektör Kızılay, üniversite eğitiminin salt bir meslek edindirme ve temel yükseköğretim süreci olmadığını belirterek, şunları kaydetti:


"Bu algıyı zihinlerinizden silin, üniversite kavramına daha geniş açıdan bakın. Üniversite yıllarınız değişen ve dönüşen dünyaya ayak uydurma ve kendinizi her yönüyle hayata ve geleceğe hazırlama sürecidir. Öğrenim gördüğünüz alanı en iyi şekilde öğrenin; ancak çalışmalarınız, ilgi ve merakınız tek alanla sınırlı kalmasın. Üniversitemizin size sunduğu imkanları en faydalı şekilde kullanın. Eğitiminiz bitip aramızdan ayrılma gününüz geldiğinde, salt aldığı notlarla kendini tanıtan gençler olarak kalmayın. Bizlere yaratıcı düşünceye sahip, disiplinli, muhakeme yeteneği gelişmiş; bilime, tekniğe, sanata, edebiyata duyarlı; eleştirel düşünebilen, akılcı çözümler üreten, hür düşünceye sahip, bu milletin değerleriyle bezenmiş nitelikli gençler olduğunuzu gösterin."


Akademik alt yapıları, fiziksel imkanları, kültür, sanat ve spor faaliyetleriyle öğrencilere en iyi ortamı hazırlamak için çalıştıklarını ifade eden Rektör Kızılay, şöyle konuştu:


"Önceki akademik yıl içerisinde her hafta ortalama iki kültür-sanat programını sizlerle buluşturduk. Üniversiteler arası müsabakalarda 26 farklı branştan bayan ve erkek takımlarımızla, toplam 400 öğrencimiz, 52 turnuvaya katıldı ve çok sayıda derece aldı. Bu yıl daha fazla program yapmayı istiyoruz. Geçtiğimiz akademik yıl içerisinde elektronik belge takip sistemini hizmetinize sunarak belge, transkript ve diploma işlemlerinizi online olarak yapabilme imkanı oluşturduk. Yine öğrenci işlerinde çağrı merkezi kurarak telefon üzerinden sorulara cevap verme hizmetini başlattık. Taze zihinleriniz ve bitmeyen enerjinizle bu güzel ülkemizi daha güzel bir geleceğe taşıyacak yüreklere sahipsiniz. Sizler 'Beşikten mezara kadar ilim öğrenin' diyen, 'İlim Çin’de de olsa gidip alın' öğüdünde bulunan bir inancın mirasçılarısınız. Ufkunuz dünyayı, insanlığı kucaklasın; ancak yaşadığınız toprakların rengine boyadığınız hayalleriniz hiç bitmesin. Hedeflerinizin peşinden koşun."


"Uygulamalı Eğitime, Grup ve Atölye Çalışmalarına Daha Fazla Ağırlık Vermeliyiz"


Rektör Kızılay, İnönü Üniversitesinin en büyük gücünün beşeri sermayesinin akademisyenler olduğunu belirterek, şunları kaydetti:


"Bilgi ve tecrübenizi genç dimağlara aktarma konusunda gösterdiğiniz çabanın bu yıl da aynı kararlılıkla devam edeceğine olan inancım tamdır. Kıymetli hocalarım, hedeflerimizi gerçekleştirmede size düşen sorumluluğun herkesten daha büyük olduğunu ifade etmek isterim. Nitelikli insan yetiştirmenin yanı sıra, dünya ölçeğinde araştırma ve akademik çalışmalar yapma konusunda daha fazla gayret göstermemiz gerekiyor. Uygulamalı eğitime, grup ve atölye çalışmalarına daha fazla ağırlık vermeliyiz. Teknoloji ve bilişimin her gün yeni imkanlar sunduğu günümüzde, yeni ve etkili yöntemleri eğitimde daha çok kullanmalıyız."


"Hedefimiz Türkiye'nin İlk 10 Üniversitesi Arasına Girmektir"


Üniversite yönetimini devraldıkları süre içerisinde akademik başarıda yüz güldürücü gelişmelerin yaşandığına değinen Rektör Kızılay, şöyle konuştu:


"URAP verilerine göre 2015-2016 akademik yılında Türkiye’deki üniversiteler arasında 51. sırada yer alan üniversitemiz, 2016-2017 döneminde 40. sıraya yükseldi. 2017-2018 döneminde devlet üniversiteleri arasında 25. tüm üniversiteler arasında 29. sıraya yerleştik. Bu rakamlar daha iyi yerlere gelme noktasında bizleri kamçılayan rakamlar oldu. Hedefimiz ülkemizin ilk 10 üniversitesi arasına girmektir. Üniversitemizin Teknokent bünyesinde şirket sayısını bir yıl içerisinde 14’ten 27’ye çıkardık. Kalkınma Bakanlığı ile ortak çalıştığımız yeni projemiz ile 'genç girişimci merkezi' kuruyoruz. Proje onayını aldık. Bu proje kapsamında Bilgeler Yolu üzerinde 'genç girişimci merkezi', Teknokent içerisinde de kuluçka merkezi oluşturacağız. Üniversitemiz ve ilimizin gençlerini girişimci gençler olarak yetiştirmek için gayret ediyoruz. 'Hayat boyu öğrenme' anlayışını benimsemiş bir üniversite olarak Uzaktan Eğitim ve Sürekli Eğitim Merkezlerimizde çok sayıda öğrencimize eğitim imkanı sunuyoruz. 2016-2017 eğitim yılında sürekli eğitim merkezimizde yaklaşık 2 bin kişiye çeşitli alanlarda eğitimler verdik. İletişim Fakültemiz bünyesinde çalışmalarını sürdüren radyomuz, İNÜHABER adlı haber merkezimiz ve İnönü İletişim gazetemiz geçtiğimiz akademik yıl içerisinde çok güzel çalışmalara imza attı. İletişim Fakültemizin bu yıl yine öncülüğünü yaptığı Kısa Film Festivali ile de öğrencilerimizi ve halkımızı 11. kez sanatla buluşturacağız."


"Türkiye’de İnce Bağırsak Naklinin Yapıldığı Tek Merkez Turgut Özal Tıp Merkezidir"


Rektör Kızılay, Malatya'nın göz bebeği Turgut Özal Tıp Merkezinde her gün binlerce hastaya ileri tedaviler yapılmakta olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:


"Hastanemizde büyük ve riskli ameliyatlar başarı ile gerçekleştirilmektedir. Hastalarımızın yüzde 42’si Malatya dışından gelmektedir. Yoğun bakım, yanık gibi ünitelerde yatan tedavi süreci zorlu hastalar şifa ile taburcu edilmektedir. Hastanemiz ülkemizin karaciğer nakil merkezidir. Temmuz ayında 2017 nakil yapılmıştır. Merkezimiz dünya ikincisi, Avrupa birincisidir. Şu an Türkiye’de ince bağırsak naklinin yapıldığı tek merkez Turgut Özal Tıp Merkezidir. Pankreas nakli için hazırız, kadavra çıktığı anda nakil yapılacaktır. Sağlık turizminde de büyük yol kat ettik. 2017 yılının ilk dokuz ayı içerisinde 118 hasta, sağlık turizmi yoluyla merkezimizde tedavi şansına kavuştu. Onkoloji hastanemizin çalışmalarına başlandı. Ülkemize ve şehrimize çok donanımlı bir hastane yapıyoruz. Karaciğer gibi kanserde de ülkemizin tedavi merkezi olmak hedefimizdir. OSB Meslek Yüksekokulumuzun da inşaatına başladık. Bu büyük projelerin yapımı nedeniyle başta cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetimize, bakanımıza, ilimizin milletvekillerine teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bu yıl çok değerli iki iş adamımız üniversitemize hayırlı hizmetler yaptı. Vahap Küçük beyefendi Doğanşehir’e 'Doğanşehir Vahap Küçük Meslek Yüksekokulu'nu yaptırarak üniversitemize teslim etti. Eğitim başladı, resmi açılışını cumhurbaşkanımız şehrimize teşrif ettiklerinde yapacağız. Mehmet Şahin Nalbant Beyefendi hastanemizin karşısına 101 odalı 'Mehmet Şahin Nalbant Hasta ve Hasta Yakınları Konukevi'ni yaptırmak üzere çalışmalara başladı. Yakında konukevimizin temelini atacağız ve gelecek yıl bitirmeyi planlıyoruz. Vahap Küçük Beyefendiye ve Mehmet Şahin Nalbant Beyefendiye katkılarından dolayı teşekkür ediyorum."


İnönü Üniversitesi kampüsünün yeni bir camiye kavuşacağını dile getiren Rektör Kızılay, "Kampüs merkezine 32 yıl önce yaptırılan 150 kişilik cami, öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın ihtiyacını karşılayamıyordu. Bu caminin yerine 4 bin kişinin ibadet edeceği; ibadet mekanlarının yanı sıra kütüphane, okuma salonları,  dinlenme yerleri, sergi reyonları, sosyal mekanlar ve temizlik alanları gibi ünitelerin de bulunduğu özgün mimarisi olan bir cami inşaatına başladık. Hayırsever insanlarımızın katkılarıyla yapılacak bu müstesna eserin, gençlerimiz için ibadet yeri, bilim ve kültür merkezi olması en büyük dileğimizdir" şeklinde konuştu.


"Malatya'mızın Yükselişi Şehir ve Üniversite Birlikteliğiyle Olacak"


Rektör Kızılay, toplumun maddi ve manevi refahının sağlanmasında üniversitelerin çok büyük rolü olduğunu belirterek, "İnsanı merkeze alan bir bilim ihtiyacının toplumun çıkarlarını, ihtiyaç ve beklentilerini göz ardı ederek fantastik hedef ve kurgularla kendini yormasını kabul etmek asla izah edilemez. Bilimsel, sanatsal ve kültürel tüm etkinliklerde kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliğimizi sürdüreceğiz. Malatya ve çevresinin eğitim, sağlık, sanat, spor, tarih, kültür, tarım, sanayi ve hizmet sektöründeki potansiyelinin ortaya çıkarılması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesinde öncülük yapmaya devam edeceğiz. Halktan ve şehrimizden kopuk olmayan bir yönetim anlayışıyla üniversitemizi şehrimizle bütünleştirmeye gayret ediyoruz. Malatya'mızın yükselişi şehir ve üniversite birlikteliğiyle olacak. Bu duygu ve düşünceler etrafında üniversitemizin 42. akademik açılışının hepimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başta çok değerli bakanımız olmak üzere, siz değerli katılımcılarımıza, sevgili öğrencilerimize ve emektar çalışanlarımıza teşekkür ediyorum."


Malatya Valisi Vekili Mehmet Ali Aytaç da İnönü Üniversitesi 2017-2018 akademik yılı açılış programının akademisyenlere ve öğrencilere hayırlı olması temennisinde bulunarak, "İnönü Üniversitesi Türkiye'nin en saygın ve en önemli üniversiteleri arasındaki yerini almıştır" dedi.


"Türkiye'mizi Muhasır Medeniyetler Seviyesine Çıkarmak İstiyoruz"


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık da İnönü Üniversitesinin Türkiye'nin en eski ve köklü üniversitelerinden birisi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:


"Her alanda yetiştirmiş olduğunuz gençler Türkiye'nin yönetiminde yer almaktadır. Aslında bu üniversite kurumsallaşması sadece Türkiye Cumhuriyeti tarihine değil Osmanlı tarihinde ve öncesinde Orhan Gazi'yle başlayan ve batıya örnek olan bir kurulsam yapıdır. 600 yıllık bu akademik ordumuzun ve üniversitelerimizin ülkemize ışık tutacağını biliyoruz. Bu vesileyle de eğitim her şeyin başı dedik. On beş yıllık iktidarımız boyunca da milli savunmadan sonra en büyük payı eğitime ayırdık. Bu vesileyle de eğitimde kat etmiş olduğumuz yol Türkiye için çok önemli. Anaokulundan üniversiteye kadar okullaşmadaki oranımız her geçen gün arttı. 2002 yılında üniversitelere aktarılan kaynağımız 3 milyar liraydı. Şu an aktardığımız miktar 37 milyara çıkmış vaziyette. Yüksekokullarda okullaşma oranımız yüzde 23,3'ten bu gün yüzde 60,7'ye yükselmiştir. Üniversite sayımızı 76'dan 181'e çıkardık. 2002'de 1.9 milyon üniversite öğrencimizin sayısı ise 7.3 milyona ulaştı. Devlet bursumuz, kredilerimiz o dönemde 45 lira olan burslar şu anda 425 liraya çıkmış durumda. Öğrencilerimizin yurt ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla da Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Mili Eğitim Bakanlığımız, YÖK dahil olmak üzere hep birlikte çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Eğitime vermiş olduğumuz önem sadece rakamlarla değil her alanda atmış olduğumuz adımda en önemli vesile. Kur-an'da ilk kelime 'oku' ve biz de kendimize okumayı hedef kıldık. İlmi ilk hedef olarak aldık. Okuyan Türkiye'mizi ilerletmek ve muhasır medeniyetler seviyesine çıkarmak istiyoruz."


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci de yeni akademik yılın Türkiye'ye Malatya'ya hayırlar getirmesini temenni etti.


Bugüne kadar üniversiteye hizmet eden ve ahirete giden tüm akademisyenlere çalışanlara rahmet dileyen Bakan Tüfenkci, "Umarım 2017-2018 eğitim yılı başarılarla dolu olarak geçer ve hem şehrimize yapacağımız hem de ülkemize yapacağınız katkılarla siz geleceğin inşası noktasında adımlarımızı emin adımlarla atmış olursunuz" dedi.


Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ise Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşananların gelecek 10 yıllara salih olacak bir şekilde karışıklıklar, kırılganlıkların devam edebileceğine değinerek, bunlara her alanda göğüs gereceğini bildirdi.


Bakan Kurtulmuş, Astana sürecinden itibaren Türkiye'nin özellikle Suriye sorununun çözülmesinde yeni inisiyatifler geliştirmesinden rahatsızlık duyulduğunu vurgulayarak, "Ayrıca 15 Temmuz'dan bu yana, ondan öncesi de vardı ama 15 Temmuz'dan bu yana yüksek sesle her platformda bu müttefik ülkeye karşı dile getirdiğimiz bu darbe teşebbüsünün elebaşını Türkiye'ye iade edin taleplerinin karşısında bırakın iade etme konusunda adım atmayı hala bu şahsı orada saklayabilmeyi müttefikliğe nasıl sığdırdıklarını anlamakta zorluk çekiyoruz" şeklinde konuştu.


Bakan Kurtulmuş, "Yaşadığımız zorlukları görüyoruz. Bölge bir bölünme, parçalanma süreci içerisinde. Bir asır evvel hangi oyun tezgahlandıysa, o oyunun ikinci perdesi maalesef 90’lı yılların başından itibaren titizlikle böyle her gün işlenerek sürdürülüyor. Bölge daha fazla etnik çatışmaların, bölge daha fazla mezhebi ve kültürel çatışmaların içerisine sokulmaya çalışılıyor ve ne yazık ki bu bölgelerdeki gelişmelerde ve bu bölge insanlarının bir takım sağa sola savrulmaları da bu projeyi çok daha ciddi bir şekilde destekliyor" diye konuştu.


"Özgüven Eksikliğimizin Giderilmesinin Şart"


İnsanoğlunun kendi düşünceleri çerçevesinde bir hayat çizdiğini kaydeden Bakan Kurtulmuş, şöyle konuştu:


"Türk Sanat Musikisinden, Türk Tasavvuf Musikisine, Türkiye'nin o kendisine özgü özgün mimari değerlerinden edebiyatına kadar her alanda bizim medeniyetimizin gençliğin zihin dünyasını yoğuracak hayallerini genişletecek ve 21. yüzyılda, 22. yüzyılda kendi hayal dünyasına ilişkin tasavvurlarını ortaya koyabilmesini sağlayabilecek neler öğretiyoruz. Eğer bunları öğretebilirsek bu toplumun yeniden kendi değerleri üzerinde yükselmesini sağlayabiliriz. Yeniden eşitlik, adalet, özgürlük temelinde bir toplum kurulmasına imkan sağlayabiliriz. Yeniden dünyanın sanata, teknolojide, edebiyatta en güçlü ülkelerinden birisi olabiliriz. Yeniden dünyada var olan bu büyük kültürel çözülmenin medeniyet değerlendirmesine cevap verebilecek güçlü bir ülke haline gelebiliriz. Ben bunun olabileceğini, bunun Türkiye'nin içerisinde var olduğunu görüyorum. Böyle büyük bir medeniyete sahip olduğumuzu görüyorum. Özgüven eksikliğimizin giderilmesinin şart olduğunu ifade etmek istiyorum. O kadar zengin, o kadar çeşitli, o kadar güçlü bir medeniyet halkası üzerinde oturuyoruz ki bunu sadece yeniden üretebilmek ve özgüveni gençlerimize aşılayabilmek mecburiyetimiz var."


Törende Bakan Kurtulmuş Doğanşehir Belediye Başkanı Vahap Küçük'e, Bakan Tüfenkci ise İş adamı Mehmet Şahin Nalbant'a plaket takdim etti.


Rektör Kızılay ise Bakan Kurtulmuş ve Tüfenkci'ye tablo hediye ederken Bakan Kurtulmuş da Rektör Kızılay'a porselen vazo hediye etti.


Haber: Hatice YETMEN- Edibe KORKMAZ- Nidanur DİKEN- Faruk KÜÇÜK- Edanur BAYTAK- Aslıhan SEZEK

Etiketler

Künye     ·     İletişim     ·