Yrd. Doç. Dr. Şebnem Özalp Erenler

Bilim · 10 Ağustos 2017 · 0

İBTAM’da Mikrobiyal Kondroitin Sülfat Üretimi Hedefleniyor

İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Koordinasyon Merkezi (İBTAM) bünyesinde faaliyet gösteren Genetik Mühendislik Laboratuvarı Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Şebnem Özalp Erenler, biyoteknolojik yöntemleri kullanılarak ilaç olma potansiyeline sahip mikrobiyal konrdroitin sülfat elde etmeyi hedeflediklerini belirtti.


Erenler, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, bakterileri kaynak olarak kullanarak ilaç potansiyeli yüksek olan çeşitli ürünlerin sentezini sağlayabildiklerini söyledi.


Biyoteknolojinin organizmaların mal ve hizmet üretimi amacıyla kullanılması olduğunu belirten Erenler, “Günümüzde Rekombinant DNA teknolojisi yöntemleri kullanılarak mikroorganizma DNA’ları hedef ürünü üretebilecek şekilde dizayn edilebilmektedir. Yaygın olarak hastalık etkeni olarak patojeniteleri ile bilinen mikroorganizmalardan biyoteknolojik yöntemlerle pek çok yararlı sentez ürünü elde edilebilmektedir. Prof. Dr. Hikmet Geçkil’in danışman olarak katıldığı çalışmalarda bugüne kadar LAsparajinaz, Lizin Oksidaz, Metiyonin Gama Liyaz gibi kemoterapi ajanı olan enzimlerin sentezi başarıyla gerçekleştirilmiştir” şeklinde konuştu.


Erenler, mikroorganizmalardan elde edilen moleküllerin kullanıldığı yeni nesil, ilaç potansiyeli olan sentez ürünlerinde patojenik ve alerjik pek çok olumsuz faktörü elimine etme şanslarının olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:


“Olumsuz faktörü elerken daha verimli sentez ve yüksek aktivite sağlayacak faktörleri taşıyan yeni DNA yapılarını dizayn etmekte mümkün. Laboratuvarımızda şu anda mikroorganizmaların elektrik üretiminde kullanıldığı mikrobiyal yakıt hücreleri ile ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Ancak ağırlıklı olarak TÜBİTAK SBAG grubu tarafından 1001 projeleri kapsamında desteklenen ve yürütücüsü olduğum, proje ekibi ise Prof. Dr. Nusret Akpolat, Prof. Dr. Hikmet Geçkil, Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Op. Dr. Caner Turan’dan oluşan projemiz de biyoteknolojik yöntemler kullanılarak ilaç olma potansiyeline sahip mikrobiyal kondroitin sülfat üretimi hedefliyoruz. İleri biyoteknolojik yöntemleri kullanarak oluşturduğumuz yeni bir DNA formunu taşıyan, bir bakteri suşu elde ettik ve şu ana kadar yaptığımız analizler sentezini ve saflaştırmasını sağladığımız ürünün muadillerine göre oldukça etkin bir ilaç potansiyeli taşıdığını gösteriyor.”


Kondroitin sülfatın medikal pek çok alanda kullanılabilen bir ürün olduğu kaydeden Erenler, “Çoğunlukla sığır, kanatlı, köpek balığı ve domuzdan elde ediliyor. Bu durum da viral, prionik, ekolojik risk taşıyor ve domuz mamülü nedeniyle toplumsal hassasiyet oluşturuyor. Çalışmamız sonucunda ürünümüzle ilgili gerekli analiz ve kriterleri tamamlayarak patent ve ilaç onayı aldığımız takdirde Türkiye’de bu gruptaki ilk yerli ilaç olacak” ifadelerini kullandı.


Erenler, bugün dünyada biyoteknolojik ilaçların tüm ilaçların içinde yaklaşık yüzde 20’lik bir orana sahip olduğuna değinen Erenler, konuşmasına şöyle devam etti:


“Bu oranın 2030’da yüzde 80’i bulacağı tahmin ediliyor. Biyoteknolojik ilaçların 2019 yılında 445 milyar dolarlık bir pazar hacmini bulacağı belirtiliyor. Biyoteknolojik ilaçların Türkiye’deki pazar maliyeti ise şu an 4 milyar dolar civarında. Sentez ve saflaştırmasını gerçekleştirdiğimiz Mikrobiyal kondroitin sülfat, Türkiye’deki tam biyoteknolojik ilaç kategorisinde kullanım potansiyeline sahip çok az üründen bir tanesi olacak. Şimdiden büyük ilaç firmalarının ilgisiyle karşılaşıyoruz. Projemiz biyoteknolojik ilaç üretiminde öncü çalışmalar arasında yer alıyor. TÜBİTAK’a desteği için ve İnönü Üniversitesi İBTAM’a da sağladığı hizmet alanları ve donanımlı laboratuvarlarıyla teşekkürü borç biliyoruz.”


İNÜHABER MERKEZİ

Etiketler

Künye     ·     İletişim     ·