Sağlık Haberciliğinin Kriterleri ve Medyadaki Yeri

Yaşam · 12 Şubat 2019 · 0

Sağlık Haberciliğinin Kriterleri ve Medyadaki Yeri

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Barış Yılmaz “Sağlık Haberciliği” hakkında İNÜHABER’e konuştu.


Sağlık haberciliğinin bir takım etik kodlara sahip olduğuna ve sağlık haberciliğinin temel özelliklerine ve nasıl yapılması gerektiğine değinen Yılmaz şunları söyledi:


“Sağlık haberciliği özellikle son kırk yıldır dünya genelinde yaygın bir alandır. Amerika ve Avrupa’da başlayan bu haber türü ülkemizde de son on on beş yıldır yapılmaktadır. Sağlık haberciliği temel olarak kişilerin sağlıkla ilgili durumlarının haber yapılmasıdır. İnsanların, hastalık hikayeleri haberleştirildiği gibi bu haberler bazen üçüncü sayfa haberi olarak da değerlendirilmektedir. Genel olarak üstünde durmamız gereken, sağlık kavramı ve sağlığın geliştirilmesi, korunması veya mustarip olunan bir hastalıkla ilgili yeni gelişmeler, buluşlar, yeni tedavi yöntemlerinin halka duyurulmasıdır. Sağlık haberciliğindeki temel anlayış insan faktörünü biraz daha dışarıda bırakarak bilimsel gelişmelere odaklanması ve bu bilimsel gelişmelerin halka yansıtılmasıdır. Habercilik temelde, haber toplama aşamasından yazma aşamasına kadar belli kuralları olan bir meslektir. İşimizin çok önemli bir boyutu da etiktir, işini ahlaklı ve düzgün yapmaktır. O yüzden diğer habercilik türlerinde olduğu kadar, sağlık haberciliğinde de etik kodlar önemlidir. Sağlık haberciliğinde karşılaştığımız etik sorunlardan birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz; teşhis ve tedavi yöntemlerinin nasıl duyurulacağı, uzman görüşlerine nasıl yer verileceği ve bunları halkın anlayacağı bir dile çevrilmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bununla birlikte hasta bir kişinin görüntüsü alındıktan sonra yayınlayıp yayınlanmayacağına dair birtakım etik sorunlar vardır. Bunlara dikkat edilerek yapılması gereken bir habercilik türüdür. Türkiye’de çok yeni bir alan olduğu için henüz üzerinde bir uzlaşma sağlanamadı ve birçok yanlış sağlık haberciliği türü görmekteyiz. Bununla birlikte ülkemizde etik kurallara uygun olarak sağlık haberciliği yapanlar da mevcuttur.”


Sağlık haberciliğinde ki kriterlerin teşhis ve tedavi olduğunu vurgulayan Yılmaz “Sağlık haberciliğinde dikkat edilmesi gereken kriterlerden en önemlisi teşhis ve tedavi önerileridir. Bu öneriler verilmesi gerekiyorsa bir uzmana danışılarak verilmesi gerekir. Haberin yapım aşamasında bu konunun uzmanı olan bir doktorla bilgi alışverişinde bulunulması gerekir. Doğal olarak muhabirin sağlıkla ilgili çok fazla bilgi sahibi olduğunu düşünemeyiz. Eğer tıp geçmişi yoksa böyle bir uzmanlık alanı yoksa gazetecinin mutlaka ama mutlaka bir uzman görüşüne başvurması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.


Haberde umut vaat edici bilgiler ve toplumu paniğe sürükleyecek içeriklerden kaçınılması gerektiğini belirten Yılmaz “İnsanlara sahte umut verebilecek haberlerden veya tam tersi insanları umutsuzluğa sürükleyecek nitelikte haberlerden kaçınılmalıdır. Toplumu paniğe sürükleyecek haberlerden de kaçınılması gerekir.” dedi.


Genelleme yaparak teşhis ve tedavi önerilerinden kaçınılması gerektiğini söyleyen Yılmaz şu şekilde devam etti:


“En önemlisi de insanların hastalık durumları kişiye özeldir. Bunların anlaşılması klinik bir muayene sonrasında ortaya çıkabilir. Her semptom kişilerde farklı hastalıkların sonucu olabilir. Dolayısıyla genellemeler yaparak insanlara teşhis ve tedavi önermekten kaçınılması gerekmektedir.”


Sağlık haberlerinde öne çıkan haber değerlerine değinen Yılmaz “Her haberde olduğu gibi sağlık haberlerinde de zamanlılık değeri ön plandadır. Sağlık haberleri açısından etkili ilgililik önemlidir. Çünkü toplumun genelini ilgilendiren tarzda sağlık haberlerini sunmak gerekiyor. Çok nadir rastlanılan bir hastalık ise nadirlik ilkesine girer. Toplumu ilgilendiren obezite gibi bir durum ise nadirliğin tam tersi etkili ilgililik ilkesine girer. Dolaysıyla her olayı kendi içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Sağlık haberlerinde en önemli haber değerleri: zamanlılık, nadirlik ve etkili ilgililiktir.” dedi.


Sağlık haberi yapanların donanımlı veya kendini bu alanda geliştirmiş bireyler olması gerektiğini belirten Yılmaz “Sağlık haberciliği konusunda Türkiye’de donanıma sahip çok güzel örnekler var. Ciddi habercilik yapan ve bu konuda editörlük yapanlar donanımlı kişilerdir.  Ama çok kötü örneklerle de karşılaşabiliyoruz. Aslında kişinin kendini o alanda geliştirmesi önemlidir. Bir biyoloji dersi veya anatomi dersi almamış olabilir ama insanın kendisini bu konuda doğru kaynaklarla geliştirmesi gerekir.  Böyle bir şansı yoksa uzman görüşüne başvurması gerekir.” şeklinde konuştu.


Sağlık sorunlarına internet ortamında çözüm aranmamasını ve bunun için konunun uzmanı olan doktorlarla birebir görüşüp muayene olunması gerektiğini ifade eden Yılmaz şunları söyledi:


“Sağlıkla ilgili en önemli sıkıntılardan bir tanesi de sağlık sorunları olduğu zaman internetten hastalıklarına teşhis koymaya çalışıyorlar. Sadece sağlık alanında değil, başka alanlarda da internetten yararlanıyorlar. Google’a yaşadığı sorunu yazıp sonra da karşısına çıkan yüzlerce hastalıktan kendisine hastalık beğeniyorlar. Görüştüğümüz doktorlar da bu durumun git gide arttığını söylüyor. Artık hastalar, kendilerine bir teşhis koyup doktora gidiyor. Yani sadece reçete yazması için giden hastalar var. Bu son derece zararlı bir durum, kişinin yaşadığı rahatsızlık durumu ile başkasının yaşadığı rahatsızlık durumu farklı semptomların oluşmasına neden olabilir. Bir teşhis söz konusuysa mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene ve tahliller sonrasında teşhis konulur. En önemlisi klinik muayenedir. Doktorun size dokunarak koyduğu teşhistir. O yüzden benim en önemli tavsiyem kesinlikle internet üzerinden kendilerine teşhis koymasınlar çok yanlış sonuçlar doğurabilir. En ufak bir belirtinin sonucunda tahmin edemeyeceğimiz hastalık isimleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu bir anlamda sizin psikolojinizi de bozacak nitelikte olabilir. Sonrasında bozulan psikolojiniz için doktora gitmeniz gerekir. Özellikle sağlık konusunda internetten araştırma yapmayınız. Medya içerikleri konusunda bahsedecek olursak; sabah kuşağındaki, kadın programlarına katılan bazı doktorlar ve doktor olmayanlar insanları yanlış yönde bilgilendiriyor. Telefonla programa bağlanan insanlara tedaviler öneriyorlar. Kişinin klinik muayene sonrasında hastalığı anlaşılır. Bunu ne muhabir ortaya çıkarabilir ne oraya konuk olan doktor anlayabilir. Bunu ortaya çıkarabilecek tek kişi onu muayene eden, onunla yüz yüze iletişim kuran doktordur. Bunun dışında hiç kimse hastaya teşhis ve tedavi öneremez.”


Son olarak medyada yer alan bitkisel ürün tavsiyelerinin ve bu ürünler hakkında yeterince bilgi sahibi olunmadan kullanılmasının zararlı olduğunu vurgulayan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:


“Özellikle medya içeriklerinde karşılaştığımız bir başka sıkıntı da bitkisel ürünler, halk dilinde “ot, çöp” diye tabir edilen öneriler söz konusudur. Şunu belirtmek gerekiyor; bugün kullandığınız her ilaç doğadan üretilir. Doğada ki etken maddelerden alınarak ilaca katılır. Yani bizim bitkisel şifa olarak düşündüğümüz ürünlerin de insanlar üzerinde çok büyük etkileri vardır. Normal bir ilaç gibi yan etkisi olabilir. Bir insanın sağlık geçmişini bilmeden o insana bitkisel ürünü, bu ürün tamamen doğal diye önerirsek ona farkında olmadan zarar verebilirsiniz. Bunları kullanırken de kişinin mutlaka önce doktoruna başvurması gerekir. Medya bu anlamda çok da doğru bir sınav vermiyor.”


Haber: Habibe ÖDEMİŞ

Fotoğraf: Nazime Aslı ÇAVLAN


Tags

Künye     ·     Tanıtım Videosu     ·     İletişim     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·