Prof. Dr. Ahmet KARADAĞ

03 Mart 2017 · karadag.ahmet@inonu.edu.tr · 0 Yorum · Tüm Makaleler

HÜKÜMET SİSTEMİNİN ÖTESİNDE

Anayasa değişikliğine ilişkin yasa cumhurbaşkanınca onaylandı ve halkoylaması süreci resmen başladı. Değişiklik hangi yeni düzenlemeleri getiriyor? Değişikliğin özünü, hükümet sistemi oluşturuyor. Parlamenter sistem terk ediliyor; ülkemiz koşullarına bağlı olarak rasyonelleştirilmiş bir başkanlık sistemine, yasadaki ifadesiyle cumhurbaşkanlığı sistemine geçiliyor. Sorumlu ve partili bir cumhurbaşkanımız olacak. Cumhurbaşkanı doğrudan doğruya seçmenlerce seçilecek. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için geçerli oyların salt çoğunluğunun kazanılması gerekiyor. Cumhurbaşkanı, yardımcılarını, bakanlarını ve üst düzey kamu görevlilerini kendisi atayacak. Bu atamalar için parlamentonun onayına ihtiyaç olmayacak. Cumhurbaşkanının yürütme erki ile ilgili olarak kararname çıkarma yetkisi olacak. Sıkıyönetim tarihe karışıyor. Anayasa Mahkemesi tamamen sivilleşiyor. HSYK yapısal olarak yeniden düzenleniyor. TBMM’nin üye sayısı artırılarak daha güçlü bir temsil hedefleniyor. Bunların dışında da düzenlemeler var. Ama etkili sonuçlar yaratması beklenen ve üzerindeki tartışmaların yoğun olarak devam ettiği düzenlemeler kabaca bunlar.


Bu değişikliklerle dönüştürülen yeni anayasal düzen hangi dertlerimize deva olacak? Bu sorunun cevabı büyük oranda önceki yazımızda gizli. “Hükümet Sistemi Değişirken” başlıklı önceki yazımızda hükümet sistemimize ilişkin sorunları tartışmaya açmıştık. Şayet referandumda gerekli seçmen onayını alıp yürürlüğe girerse parlamenter hükümet sisteminde yaşadığımız birçok soruna yeni düzenlemeler çözüm olabilir. Yeni sistem, birçok sorunumuza çözüm üretirken kendisi yeni sorunlara neden olur mu? Herkesin merak ettiği ve yeni düzenlemeye karşı duruş sergileyen toplumsal kesimlerin de diğer toplum kesimlerini etkilemeye çalıştığı konunun asıl nirengi noktası da burası. Bu nirengi noktasını açıklığa kavuşturabilmek yeni sistemi kurumsallaşma ve siyasal kültür açısından değerlendirmekle mümkündür. Her devlet için kurumsallaşma büyük önem taşır. Anayasal kurumsallaşmada esneklik yokluğu, karmaşıklık, çeşitli taleplere karşılık vermede intibak yokluğu varsa sistemde kurumsal katılık ve kurumsal açıklık var demektir. Cumhurbaşkanlığı sistemine bakıldığında saf bir başkanlık düzenlemesi olmadığı, sisteme öngörülebilir ihtiyaçlarımız çerçevesinde esneklik kazandırılmaya çalışıldığı rahatlıkla görülebilir. Ama anayasal düzenin kurumsal açıdan güçlü olması, düzenli ve sorunsuz işleyeceğinin garantisini vermez. Burada devreye siyasal kültür girer. Güçlü kurumsal yapının yanında anayasal düzenin demokratik çıktılar üretebilmesi siyasal kültürün temel varsayımlarının da demokratik ve istikrarlı olmasını gerektirir. Konunun bu boyutu yeni düzenlemeler uygulanmaya başladıktan belli dönem sonra açıklığa kavuşacak.


Yeni düzenlemelerle ilgili olarak hükümet sisteminin de ötesinde asıl tartışılması gereken ise, sahip olduğumuz zihniyettir. Zihniyet meselesi ile kastettiğim şu: Bu düzenlemelere statükoya sahip çıkmak adına karşı olabiliriz. Kendimiz açısından mevcut düzeni daha faydalı bulabiliriz. Bunlar anlaşılabilir durumlardır. Ancak, değişim karşısındaki tavrımızı haklılaştırmak adına bu referandumdan ‘evet’ çıkarsa ülke bölünür, bu değişikliğe ‘evet demek Cumhuriyete, Atatürk’e elveda demektir’ tarzı argümanlar ileri sürmek, zihin madalyonumuzun birinci çarpık yüzünü gösteriyor. Benzer biçimde referandumdan ‘evet’ çıkmazsa ülkede iç savaş olur tarzı meşrulaştırıcı argümanlar da zihin madalyonumuzun ikinci çarpık yüzünün yansımalarıdır. Önemli olan şu evrensel hakikati bir kez daha hatırlamaktır: Değişim, her zaman, her toplum ve yapı için kaçınılmaz bir gerçekliktir. Şayet bir toplumunuz, bir devletiniz varsa tarihin belli bir momentinde belli niteliklere sahip bir kurumsallaşmayı başarmışsınız demektir. Bu başarıyı sürdürmenin yolu, ürettiğiniz sisteme tapınmak değil, gerektiğinde sistemi değişen koşullara göre yenilemektir. İlelebet payidar olmanın tılsımı da burada yatmaktadır.

 

Künye     ·     Tanıtım Videosu     ·     İletişim     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·