Medyanın Siyasetteki Yeri

Kampüs · 06 Aralık 2018 · 0

Medyanın Siyasetteki Yeri

İnönü Üniversitesi İktisadî İdarî Bilimler Fakültesi Naim Akman Salonu’nda Yeni Medya ve İletişim Teknolojileri Topluluğu (YEMİTT) ile Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Topluluğu tarafından “Medya ve Siyaset İlişkisi” konulu konferans düzenlendi.

 

Konferansa İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Önal, İnönü Üniversitesi İktisadî İdarî Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gökhan Tuncel, İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Barış Yılmaz, İnönü Üniversitesi Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hasan Yılmaz ile öğrenciler katıldı.

 

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Barış Yılmaz medya ve siyaset arasında üç boyutlu bir ilişkinin olduğunu, siyasetin medyayı iktidara gelmek için kullandığını vurgulayarak şunları söyledi:

 

“Medya, siyaset ve meşruiyet kavramı üzerinden hareket edecek olursak medya ve siyaset arasında üç boyutlu ilişki olduğunu söyleyebiliriz yani siyaset medyayı iktidara gelmek için, iktidarda kalmak için ve sonrasında da iktidarını güçlendirmek için kullanıyor. Bu meşruiyeti de medya üzerinden yapıyor. Medya neden dördüncü güç? Çünkü medya eleştirir, denetler yani birçok meslekten farklı olarak kamuoyuna karşı sorumludur ve kamuoyuna karşı sorumluluklarından en önemlisi de iktidarı bu anlamda denetlemektir.”

 

Medyanın denetleme fonksiyonunu değerlendiren Yılmaz konuşmalarına şöyle davam etti:

 

“‘Burada karşımıza çıkan medya ne kadar özgür? Denetleme fonksiyonunu ne kadar yerine getirebiliyor?’ şeklindeki sorulara küresel ölçekte baktığımızda bunun çok da mümkün olmadığını görüyoruz. O yüzden de bu dördüncü güç kavramı birçok bilim adamı tarafından tartışılır. Bu medyanın gücünü anlatmak açısından bir söylem mi? Yoksa medya sahiden dördüncü bir güç mü? Prof. Dr. Ünsal Oskay hocamız eğer elinizde bir kumanda varsa ve ne olursa olsun bir kanaldan diğerine geçebiliyorsanız veya gazete satın alıyorken bir başka gazeteyi de alma şansınız varsa o ülkede medya özgürlüğünden bahsedilebilir derdi.”

 

İnönü Üniversitesi Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi. Hasan Yılmaz ise medyanın içindeki siyaseti vurgulayarak şu şekilde konuştu:

 

“Medya tüm otoriteler tarafından kabul edilen yasama, yürütme ve yargıdan sonraki en büyük güç ve yadsınamaz bir gerçektir. Siyaset ve medyayı yan yana getiren kavramları hatırlayalım. Mesela iktidar kavramı bize yönetimin bulunduğu alanda gücünü hissettirmesi anlamına gelir. İşin doğası gereği güçlüler güçlerini paylaşmak istemez, gücünü arttırmak için de bir takım yollar kullanır ve bunun için de medya en önemli araçtır. Meşruiyet kavramı, kabul görmektir. Kabul görmek ise, medya aracılığıyla bir takım toplumsal uzantılara ulaşarak ve oradaki boşlukları doldurarak kendi yöntemlerini aktarmak ve böylece bir takım meşru zeminleri oluşturmaktır. Medya iktidarı düşürmek ve muhalefet etmek için de kullanılabilir. Yani iktidarın yanında yer almak bir medyanın görevi ise diğer taraftan iktidarın karşısında yer alıp eksikliğini, yanlışlarını söylemek de medyanın bir işlevi gibi görülebilir.”

 

Dr. Öğr. Üyesi. Hasan Yılmaz medya özgürlüğü ve ifade özgürlüğü hakkında şunları söyledi:

 

“Medya özgürlüğünü çok dar kalıplar içerisine sıkıştırıp medya ne kadar özgür sorusunu ortaya koymak da doğru değil. Bunu yapabilmek için küresel örneklere de bakmak gerekir. Buradan hareketle medyanın özgür olduğu konusunda net bir şey söyleyemeyiz. ‘Kime göre özgür, kime göre özgür değildir?’ sorusu karşımıza çıkar. Buradaki okuma alanlarımızı iyi görmemiz gerekir, belki de şunu söyleyebiliriz: ifade özgürlüğü insan hakları boyutunda bu yola çıkmamız gerekiyor. Belki oradan demokrasi kavramına geçerek olayı daha da bütünleştirebiliriz.”

 

Yılmaz, medyanın kullanılmadan da bizlere ulaştığına dikkat çekerek konuşmalarını şu şekilde sonlandırdı:

 

“Biz medyayı kullanmasak bile medya bize zaten ulaşıyor. Dolayısıyla bizim hayatımızı, toplumsal yaşantımızı da medya bir şekilde organize ediyor ve düzenleyip bize bir kalıp halinde sunuyor. Önemli olan kişinin bu noktada bu kalıpları ne kadar tahlil edebildiğidir. İkincisi bu kalıpların toplumsal yaşantımızdaki yerinin bize ne anlattığı, nasıl bir gelecek tayin ettiğinin bilinmesidir.”

 

Haber: Habibe ÖDEMİŞ – Arzu ERGÜN – Nazime Aslı ÇAVLAN


Etiketler

Künye     ·     Tanıtım Videosu     ·     İletişim     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·