Tülay Gökçimen

Kültür Sanat · May 10, 2017 · 0

"Savaş Belgeselleriyle Hak İhlallerini Dünyaya Duyurmak İstiyorum"

Yönetmen Tülay Gökçimen, "Savaş ve çatışma bölgelerinde çekim yaparak da hak ihlallerini ve insanların yaşadıkları çaresizlikleri dünyaya anlatmaya çalışıyorum" dedi.


Gökçimen, İNÜHABER'e yaptığı açıklamada, film yerine belgesel çekmeyi daha çok tercih ettiğini söyledi.


Belgesel çekme nedenlerine değinen Gökçimen, şöyle konuştu:


"Kurmaca yapmayı sevmiyorum. İnsanlara gerçekleri anlatmaya çalışıyorum. Savaş ve çatışma bölgelerinde çekim yaparak da hak ihlallerini ve insanların yaşadıkları çaresizlikleri dünyaya anlatmaya çalışıyorum. Tabi bunun içine kurmaca ve animasyon koyarak da yapabiliriz. Ama gerçekliğin içine sanal bir şey de koymak istemiyorum. Onun içinde belgeselcilik tam da benim işim diyebilirim."


Gökçimen, savaş bölgelerinde belgesel çekimleri yaparken çok farklı hikayelerle karşılaştığını dile getirerek, şunları kaydetti:


"Tabi üzücü şeylere, savaşlara, katliamlara, ölümlere, yaralanmalara, açlıklara, kıtlıklara o korkunç olaylara şahit olmak çok zordur. Aslında o bölgede olmayıp o anda evde olmayı istedim. Keşke şu anda burada olmasaydım da şu anı görmeseydim dedim. Çünkü gördüğüm hiçbir şeyi unutmuyorum. Çok üzücü anlar yaşadık. Ben belgeselcilikten vazgeçmeye razıyım yeter ki dünya da savaşlar bitsin" ifadelerini kullandı.


Belgeselleri arasında en çok ses getiren belgeseli olan “Haykırış” belgeselinde duyurmak istediği mesajlar hakkında bilgi veren Gökçimen, konuşmasına şöyle devam etti:


"Haykırış bu konuyla alakalı yapılan ilk belgesel olduğu için Türkiye’de elliden fazla ilde gösterildi. Televizyonda belki yirmi defa üst üste gösterildi. Bir ara her Cuma TRT Haber’de gösterildi. Çok fazla ses getirdi. Farklı dillere çevirdik. Herkes izlesin, herkes dinlesin diye. Kadınlar ve çocuklar savaşın en masumlarıdır. Kocalarını kaybetmiş, küçük çocuklarıyla ortada kalmış, tecavüze uğramış kadınların, sivil halkın dilinden savaşı anlatmaya çalıştık. Haykırış'ın yerini bulduğunu düşünüyorum. İnsani yardım boyutunda çok fazla katkıları oldu. Türkiye’nin her yerinden haykırış tırları yola çıktı."


Savaş belgeseli çekerken bir sıkıntılarda yaşadıklarını ifade eden Gökçimen, "Suriye’de sürekli savaş devam etiği için bizim bulunduğumuz yerin elli kilo metre uzağında çekim anlarında bomba atan uçakları gördük. O uçaklar geri dönüp bizim bulunduğumuz yere de bomba bırakabilirdi. Suriye gerçekten sıcak savaş bölgesiydi. Hem çok üzücüydü hem de gördüklerim karşısında çok zorlandım" şeklinde konuştu.


İleriye dönük hedeflediği projeleri hakkında bilgiler veren Gökçimen, şunları kaydetti:


"Aslında bu savaş ve çatışma bölgelerinde daha çok bu işleri gençlere anlatmak istiyorum. Çünkü bölgenin belgeselcilere ihtiyaçları var. Bu bölgelerin duyurulmaya ihtiyacı var. Daha çok çekilmeyen, adı duyurulmamış ama yoğun olarak hak ihlallerinin yaşandığı bölgeleri ele almak istiyorum. Şu anda mesela Yemen ve Afrika, Sudan, Etopya, Güney Sudan, Somali’de çok büyük bir açlık ve yokluk hakim. Kıtlık baş göstermiş, her gün yüzlerce çocuk ölüyor. Onlarla ilgili çalışmalarımız var."


"Bu Meslek Bana Para Kazandırmadı"


Gökçimen, öğrencilere tavsiyelerde bulunarak, şunları kaydetti:


"Sabırlı olsunlar. Okuldan mezun olur olmaz belgeselci olurum diyemezler. Tek bir belgeselle belgeselciyim diyemezsiniz. Ben on yedi yıldır çalışıyorum. Bu alanda halen tam bir yönetmen olup tam bir belgeselci oldum diyemem. Çünkü yapamadığım bir sürü şey var. Ben sadece kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Şimdiki gençler hemen olsun istiyorlar. Hemen vazgeçiyorlar. Sabırlı olup çabalamaları gerekiyor. Ben hiç vazgeçmem, şevkimi hiçbir şey kırmaz. Bu meslek bana para kazandırmadı. Size de kazandırmayabilir. Gerçekten içinde çok büyük paraların döndüğü bir meslekte değil. Çok para hedefliyorsa gençler bu iş onlara göre değil ve olmamalı."


Haber: Kübra YILMAZ –Ayhan DURMAN


Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·