Prof. Dr. Yetkin Gök

Yaşam · March 24, 2017 · 0

"Kadınların Karşılaştığı Sorunları Çözmek Her Kuruluşun Önceliği Olmalıdır"

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yetkin Gök, "Daha iyi bir toplum için kadınların karşılaştığı sorunları çözmek her kuruluşun önceliği olmalıdır" dedi.


Prof. Dr. Gök, İNÜHABER'e yaptığı açıklamada, küreselleşme bağlamında küresel ekonomik krizlerin Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri'nde işsizlik oranlarının artmasına neden olduğunu söyledi.


Kadına yönelik sorunların küresel bir sorun olduğuna değinen Gök, "Bu sorun gelişmiş ve gelişmemiş bütün ülkelerde görülmektedir. Bunun içinde hem küresel ölçekteki kurumların hem de ulusal çerçevede farkındalık projeleri hazırlanmalıdır. Ayrıca Türkiye'de erken yaşta evlendirilen çocuk gelinler sorunsalı da önemlidir" şeklinde konuştu.


Gök, günümüzde Türkiye’de akademik, eğitim ve sağlık olmak üzere kadınların yoğun ve etkin biçimde yer aldıklarını dile getirerek, şunları söyledi:


"Salt bu alanlar değil her alanda kadın istihdamı oranı artmaktadır. Kadının çalışma hayatında daha fazla yer almasıyla aile içindeki işbölümünden kaynaklanan yükleri yeni kurumlara bırakılmıştır. Bu bağlamda hem Avrupa ve ABD, hem de Türkiye’de çocukların bakımını üstlenen kreş ve anaokulları ile yaşlıların bakımını üstlenen huzurevleri yaygınlaşmıştır. Türkiye tarım toplumu ve geleneksel kültürden sanayi toplumu ve modern kültüre geçme çabasındayken bilişim toplumu ve postmodern kültürün etkisi altına girmiştir. Dolayısıyla her üç toplum ve kültür tipi aynı anda yaşamaktadır. Modernleşme sorunları yaşanmaktadır. Değişim sancılı olmaktadır. Bu sancıları bizden önce sanayileşen ve modernleşen Avrupa ülkeleri ile ABD yaşamıştır."


Yaşanan tüm olumsuzluklara karşı çeşitli kadın örgütlerinin çeşitli mücadeleler verdiğini ifade eden Gök, "Kadın ve erkek ayrımı anlamsızdır. Bütün sivil toplum örgütleri, siyasi partiler hem erkek hem de kadınların haklarını savunmalıdır. Özelde kadın sivil toplum örgütlerinin kadınlara pozitif ayrımcılık bağlamında faaliyetleri önem taşımaktadır. Birbirlerini ötekileştirmeksizin bütün oluşumların faaliyetlerini paylaşmaları gerekmektedir. Daha iyi bir toplum için kadınların karşılaştığı sorunları çözmek her kuruluşun önceliği olmalıdır" ifadelerini kullandı.


Gök, biyolojik olarak erkek ve kadın farklılığının bir olgu olduğunu dile getirerek, "Erkeklerin fiziksel olarak daha güçlü olmaları, kadınların hassas olmaları, erkeklerin testesteron hormonlarının şiddet eğilimini artırması, kadınların daha duygusal olmaları gibi. Bunlar doğal ayrımlardır. Fakat eğitimle kadının donanımının artması güçsüzlüğünü azaltmaktadır" dedi.


"Dünyadaki 3 Kadından Biri Şiddete Maruz Kalıyor"


Kadın cinayetlerinin dünyanın her yerinde mevcut olduğunu ifade eden Gök, şunları kaydetti:


"Dünya Sağlık Örgütünün 1983-2010 yıllarını kapsayan araştırmasında elde edilen sonuçlara göre, dünyadaki 3 kadından biri şiddet görüyor. Küresel olarak önemini koruyan kadına yönelik şiddet Türkiye'nin de önemli sosyal sorunlarından biridir. Dünya üzerinde tüm kadınlar ülke, etnik köken, sınıf, din, ekonomik ve sosyal statü gözetmeksizin toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma riskiyle karşı karşıyadır. Dünya Sağlık Örgütünün 2013 yılında yayımladığı rapora göre yaklaşık her üç kadından biri fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Kadına yönelik şiddetin Türkiye’deki düzeyi 2008 ve 2014 yılında gerçekleştirilen Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırmasının sonuçlarına göre incelendiğinde her on kadından dördünün fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığı ortaya çıkmıştır."


Gök, kadına yönelik şiddetin günümüzde bu kadar fazla farkına varılmasının nedeninin küreselleşmenin ve bilişim toplumunda internet vasıtasıyla her an her şeyden haberdar olunması olduğunu söyledi.


"Toplumsal Cinsiyetin İnşasında Kadına Büyük Sorumluluk Düşmektedir"


Toplumsal cinsiyetin aile içinde öğrenilen davranış normlarıyla inşa edileceğini belirten Gök, şöyle konuştu:


"Evin annesinin bu rol ve kimlik inşasında yeri önemlidir. Toplumun erkek ve kadın kimliğine verdiği değerleri ve davranış normlarını çocuklarına aktarır. Baba, erkek çocuk için rol model, anne, kız çocukları için rol modeldir. Kadın olarak anne yetiştirdiği erkek çocuklarının da empati kurmasını, kadınları anlamasını sağlayacak eğitimi vermesi gerekmektedir. Türkiye’de işlenen töre cinayetlerine bakıldığında katil erkek çocuğu azmettiricinin evin annesi olduğu görülecektir. Dolayısıyla toplumsal cinsiyetin inşasında kadına büyük sorumluluk düşmektedir."


Gök,  popüler kültür ürünleri olan dizi ve filmlerde sunulan rol modellerin seyredenler için önemli olduğuna değinerek, "Dolayısıyla dizi ve filmlerin senaryosunun daha dikkatli yazılması ve üretilmesi gerekmektedir. Ayrıca popüler olan evlilik programları da yanlış modeller sunmaktadır. Evliliğin mal ve para için yapıldığı sunulmaktadır. Reyting uğruna kurgu olarak yapılan bütün programlar seyreden kişilerde olumsuz davranış kodları üretebilmektedir" ifadelerini kullandı.

 

Haber: Hakan EKEMEN

Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·