Kampüs · March 9, 2017 · 0

8 Mart Dünya Kadınlar Gününün Konuğu: Timsal Karabekir

İnönü Üniversitesi Rektörlüğü ile Türk Dünyası ve Akraba Topluluğu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen programa Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir konuk oldu.


Hoca Ahmet Yesevi Salonunda düzenlenen etkinliğe, Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, Türk Dünyası ve Akraba Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Salim Çöhçe, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.


Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Salim Çöhçe, Kazım Karabekir denildiğinde bir tarihçi olarak ilk aklına gelenin Türk tarihinde layık olduğu yere getirilmemiş büyük bir şahsiyet olduğunu söyledi.


Timsal Karabekir ise kendisinin bir tarihçi olmadığını ancak Kazım Karabekir'den kendisine arşivlik birçok fotoğrafın kaldığını belirtti.


Kazım Karabekir’in 1882 İstanbul doğumlu olduğunu anımsatan Timsal Karabekir, "Babası Mehmet Emin Paşa Kırım savaşına katılıyor ve gazi olarak yurduna madalyalarla döndüğü zaman alaylı olarak orduda kalıyor. Generalliğe kadar yükseliyor. Kazım Karabekir 4- 4,5 yaşlarında İstanbul’da okula başlıyor. Yurdumuzun doğusunda Ermeniler ve Türkler kardeş ilişkisi içinde yaşarlarken bir şayia çıkıyor ki Rusya’dan bir grup Ermeni araya nifak sokmak üzere gelmektedir. İşte bu nedenle padişah Mehmet Emin Paşa’yı asayişi sağlaması için Van’a gönderiyorlar. Sonra Van, Harput, Elazığ bu yöreler arası görev yaptıktan sonra Vali Muavini olarak Mekke’ye tayin oluyor. Ama ne kadar acıdır ki Kazım Karabekir, 11 yaşındayken kolera salgınında babasını kaybediyor ve aile İstanbul’a döndüğü zaman Kazım Karabekir’in askerlik hayatı şekillenmeye başlıyor" diye konuştu.


"Bir Milletin Kükreyişidir İstiklal Harbimiz"


Timsal Karabekir, Çanakkale Zaferinin Türklerin destanı olduğunu belirterek, "'Çanakkale geçilmez' diye destan yazmış olan Türk askeri ve o gencecik evlatlardır. Vatanın her yöresinden doğusundan, batısından, güneydoğusundan Azerbaycan’dan, Bağdat’tan, Bosna’dan bugün bizim şuradaki rahatımız için Çanakkale'de  canlarını vermişler" ifadelerini kullandı.


Bu vatanı nasıl kazandığımızı bilmeyenlere ya da anlamak istemeyenlere anlatmanın şehitlere olan vicdan borçları olduğunu dile getiren Timsal Karabekir, şöyle konuştu:


"Kazım Karabekir diyor ki, 'Eğer biraz daha geç kalsaydım Erzurum'da kurtaracak can bulamayacaktım. O kadar yaklaştım ki Erzurum’a insanların dişlerini görecek mesafedeyim. Gülerek beni karşılıyorlar. Biraz daha yaklaştığım zaman ortadaki garipliği hissettim. Bu insanlar hiç kımıldamıyorlardı. Daha da yaklaştığım zaman dehşetle gördüm ki her biri Ermeniler tarafından canlı canlı birer kazığa oturtulmuştu. Istıraptan kasılmıştı çehreler ve öyle can vermişlerdi. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin.’ İşte bizim canlarımız bizim topraklarımızda böyle can verdiler."


Timsal Karabekir, İstiklal Harbi'nin olmazsa olmazının Mustafa Kemal Atatürk olduğunu kaydederek, "Allah Türk’ün kurtulmasını istemiş ki o ilahi kadroyu göndermiş. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere kadınıyla, erkeğiyle, çoluğuyla, çocuğuyla bir milletin kükreyişidir İstiklal Harbimiz. Bir benzeri daha yoktur ve olmayacaktır." ifadelerini kullandı.



MUHABİR: Selma IŞKIRIK-Esma ALAGEYİK-Safiye ERGÜN

Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·